Bebeğini kucağına aldın, o ilk büyülü anı yaşadın ve şimdi evinize döndünüz. O minicik varlık kucağında uyurken, beynin bir anda, daha önce hiç varlığından haberdar olmadığın bir “Anne Endişe Merkezi”ne dönüşür. Unutma, bu soruları soran, bu endişeleri yaşayan ilk ve tek anne sen değilsin. İşte tüm yeni annelerin gizli düşünce balonları ve onlara şefkatli birer fısıltı…

1. Gece Yarısı Fısıltısı: “Acaba Sütüm Yetiyor mu?”

Bu soru, yeni annelerin milli marşı gibidir. Göğüslerin yumuşaksa, bebeğin sürekli emmek istiyorsa, bu soru zihninde dev bir neon tabela gibi yanıp söner.

Sakin ol şampiyon! Bebeğinin midesi ilk günlerde bir kiraz kadar. O “kolostrum” dediğimiz sıvı altın, onun için dünyanın en besleyici ve en yeterli yemeği. Sütün, bebeğinin talebine göre üretilen akıllı bir sistemdir.

En Güvenilir Rapor Kartı: Islak Bezler! Günde en az 5-6 adet iyi ıslatılmış bez görüyorsan, fabrikanın tıkır tıkır çalıştığından emin olabilirsin.

2. Gizli Kod Çözücü: “Bu Bebek Neden Sürekli Ağlıyor?”

Bazen bebeğinin ağlaması, çözemediğin bir şifre gibi gelir.

Bebeğin ağlamıyor, aslında sana Mors alfabesiyle mesaj gönderiyor. İşte çevirisi:

• Tek nokta: Açım.
• İki nokta: Bezim battı.
• Uzun çizgi: Gazım var, sırtıma pıt pıt yapar mısın?
• Kesik çizgiler: Uykum geldi ama nasıl uyuyacağımı unuttum.
• S.O.S.: Sadece kucağını, kokunu ve güvende olmayı istiyorum!

3. Zombi Modu Aktivasyonu: “Bir Daha Asla Uyumayacak mıyım?”

Uykusuzluk o kadar gerçektir ki, kahve makinesiyle sohbet etmeye başlayabilirsin.

“Yenidoğan uyku düzeni” diye bir şey, tek boynuzlu atlar kadar gerçektir: Harika bir efsane! Onlar 2-3 saatlik döngülerle yaşar. Bu dönemin geçici olduğunu bilmeli ve altın kuralı bir mantra gibi tekrarlamalısın: “Bebek uyurken sen de uyu, bırak o bulaşıklar kendi kendini yıkasın.”

4. Laboratuvar Analizi: “Bu Kakanın Rengi Normal mi?”

Tebrikler, artık bir kaka dedektifisin! Daha önce hiç bu kadar ilgiyle incelemediğin bir şey, hayatının merkezine oturur.

İlk günlerdeki o siyah, zift gibi “mekonyum” normal. Sonraki hardal sarısı, pütürlü, hatta bazen yeşilimsi renkler de tamamen normal. Sen sadece kan, sümüksü yapı veya beyaz/gri gibi alışılmadık renkler görürsen doktorunu bilgilendir. Gerisi, sanatçının o günkü ruh haline kalmış!

5. O Minik Mandal: “Bu Şey Ne Zaman Düşecek?”

O minik mandal, o garip kuru dal parçası… Göbek bağı, biraz ürkütücü görünebilir.

O, bebeğinin seninle olan son fiziksel hatırası. Genellikle 1-3 hafta içinde, en beklemediğin anda bezinin içinde sana veda edecek. Senin görevin sadece onu kuru ve temiz tutmak.

6. Duygusal Hız Treni: “Neden Reklamlara Bile Ağlıyorum?”

Bir an mutluluktan havalara uçarken, beş dakika sonra en ufak bir şeye gözlerin dolabilir.

Vücudunda hormonlar çılgın bir veda partisi veriyor ve sen onur konuğusun! Bu “lohusa hüznü” çok normal ve geçici. Ancak bu hız treni iki haftadan uzun sürerse ve sürekli aşağı doğru gidiyorsa, bir uzmandan destek istemek en cesur ve en doğru harekettir.

7. Cilt Polisi: “Yüzündeki Bu Noktalar da Ne?”

Panik yapma, bebeğin ergenliğe girmedi!

O minik beyaz noktalar (milia) veya kırmızı sivilceler, sadece senin hormonlarının ona bir “merhaba” deme şekli. Onları sıkmamalı, üzerine bir şey sürmemelisin. Birkaç haftaya kendiliğinden “hoşçakal” diyecekler.

8. Temizlik Operasyonu: “Her Gün Yıkamalı mıyım?”

Hayır! Bebeğin bir çamur güreşçisi değil.

Göbek bağı düştükten sonra, haftada 2-3 banyo yeter de artar bile. Fazlası, o narin cildini kurutabilir.

9. Efsane Avcısı: “Kucağa Alışır mı? Şımarır mı?”

Bu, annelik dünyasının en büyük ve en eski efsanesidir.

Yenidoğan bir bebek şımarmaz, sadece güvende olmak ister. O 9 ay boyunca senin kalp atışlarınla yaşadı. Şimdi sadece bildiği tek güvenli limana, yani “ana üssüne” geri dönmek istiyor. Bol bol sarıl, o kucak onun en temel ihtiyacı.

10. Kıyaslama Tuzağı: “Komşunun Bebeği Şimdiden…”

Kural bir: Kıyaslama yapma. Kural iki: BİRİNCİ KURALI ASLA UNUTMA.

Her bebek, kendi kitabını kendi hızında yazar. Biri emeklemeden yürür, diğeri önce konuşur. Doktorun her kontrolde onun gelişimini takip ediyor. Eğer bir endişen varsa, konuşacağın tek kişi odur, komşun değil.

Bu kahkahalı, gözyaşlı ve bol kaka bezli macerada, her sorunun ve her duygunun ne kadar normal olduğunu bil. annebilir.com‘da, bu macerayı yaşayan binlerce anneyle birlikte olduğunu, en çılgın sorularını bile sorabileceğin bir ailen olduğunu unutma. Harika bir iş çıkarıyorsun!